IBM Araştırması: Yapay Zekâ Ofiste Yeni Yük Yarattı

IBM Araştırması: Yapay Zekâ Ofiste Yeni Yük Yarattı
16px
32px

Yapay zekânın çalışanların günlük işini ne kadar hafiflettiği tartışılırken IBM’nin yeni küresel araştırması farklı bir tablo ortaya koydu. Teknoloji bazı görevleri hızlandırırken denetim, düzeltme ve sorumluluk yükü çalışanların üzerinde kalıyor.

Yapay Zekâ Iş Yükü Görünmez Hale Geliyor

IBM Institute for Business Value ile Oxford Economics tarafından yürütülen araştırmada 28 ülkeden 8 bin 800 tam zamanlı çalışan ile 1.500 insan kaynakları yöneticisinin görüşleri alındı.

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, yapay zekânın işi ortadan kaldırmak yerine bazı çalışanlar için yeni görevler üretmesi oldu. İnsan kaynakları yöneticilerinin yüzde 80’i yapay zekâ kullanımının çalışanlar için “görünmez iş” yarattığını düşünüyor.

Bu işler arasında yapay zekânın ürettiği sonuçları kontrol etmek, hataları düzeltmek, sisteme ek bağlam sağlamak ve standart süreçlerin dışına çıkan durumları yönetmek bulunuyor.

Çalışanların yüzde 42’si ise yapay zekâ nedeniyle yaptığı işin arttığını veya ortaya çıkan ek emeğin yeterince görünür olmadığını belirtti.

Hata Olduğunda Sorumluluk Çalışana Kalıyor

Araştırma, yapay zekâ kullanımındaki sorumluluk paylaşımında da önemli bir boşluğa işaret etti.

Çalışanların yüzde 43’ü, yapay zekâ tarafından üretilen bir sonuçta sorun çıktığında sorumluluğun kendilerine kaldığını söyledi. İnsan kaynakları yöneticilerinin yüzde 41’i de çalışanların yapay zekâ çıktısına itiraz ederken ya da sistemi geçersiz kılarken kendilerini güvende hissetmeyebileceğini düşünüyor.

Yöneticilerin yüzde 36’sına göre yapay zekâ kullanımında kimin hangi karardan sorumlu olduğunun açık biçimde belirlenmemesi, teknolojinin şirket içinde uygulanmasını da zorlaştırıyor.

Her 10 Çalışandan 6’Sı Beceri Kaybından Endişeli

Yapay zekâ iş yükü kadar çalışanların mesleki becerileri üzerindeki etkisi de araştırmanın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

Çalışanların yüzde 60’ı yapay zekâ kullanımının sahip oldukları bazı becerileri aşındırmasından endişe ediyor. Bu gruptaki çalışanların yaklaşık dörtte üçü, yapay zekânın bazı becerileri üzerinde şimdiden olumsuz etki yarattığını düşünüyor.

En fazla öne çıkan kaygılardan biri eleştirel düşünme becerisinin zayıflaması oldu.

İnsan kaynakları yöneticilerinin yüzde 71’i yapay zekâ çıktısını denetleme, doğrulama ve gerektiğinde geçersiz kılma yeteneğini geleceğin en önemli çalışan becerilerinden biri olarak görüyor. Buna karşılık çalışanların yalnızca yüzde 29’u insan muhakemesini aynı ölçüde önemli görüyor.

İnsan Denetimi Olan Şirketlerde Sonuç Değişiyor

Araştırmaya göre yapay zekânın hangi işleri tek başına yapacağı, hangi işleri insana destek olarak yürüteceği ve hangi kararların tamamen insanda kalacağı açık biçimde tanımlandığında sonuçlar belirgin biçimde değişiyor.

Bu ayrımı net biçimde yapan şirketler yüzde 18 daha düşük risk ve yüzde 20 daha yüksek kalite bildirdi.

İnsan kaynakları yönetiminin hangi kararların insanda kalacağı konusunda doğrudan sorumluluk aldığı şirketlerde çalışanların yüzde 76’sı yapay zekâ önerilerine itiraz etmek veya bu önerileri geçersiz kılmak konusunda kendisini güvende hissediyor.

İnsan kaynakları biriminin yalnızca danışman konumunda olduğu şirketlerde ise bu oran yüzde 43’e kadar geriliyor.

İnsan Kaynakları Yapay Zekâ Yarışının Gerisinde

Şirketlerin yapay zekâyı hızla iş süreçlerine taşımasına rağmen insan kaynakları birimlerinin aynı hızda dönüşmediği de araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri oldu.

Kuruluşların yüzde 72’si insan kaynakları faaliyetlerinde yapay zekâyı ya hiç kullanmıyor ya da sınırlı biçimde kullanıyor.

İnsan kaynakları yöneticilerinin yalnızca yüzde 28’i bilgi teknolojileri ekipleriyle ortak bir yapay zekâ yol haritasına sahip olduklarını belirtirken yüzde 73’ü üst yönetim içinde düzenli koordinasyon sağlamakta zorlandığını ifade etti.

IBM’nin araştırması, şirketlerdeki yapay zekâ tartışmasının yalnızca kaç kişinin işini kaybedeceğinden ibaret olmadığını gösteriyor. Teknolojinin çalışanların günlük iş yükünü, sorumluluğunu ve hangi becerileri koruması gerektiğini nasıl değiştirdiği de yeni dönemin temel başlıklarından biri haline geliyor.